İnsan Kaynakları İçin İngilizce Serisi Bölüm 2 25 Eylül 2018

İnsan Kaynakları İçin İngilizce serisinin ilk yazısında işe alımın İngilizcesinin temeline temas etmiştim; to recruit, to hire ve to employ fiillerinin ayrı ayrı anlamlarını, aralarındaki anlam farklarını ve hangi bağlamda hangi fiili kullanacağımızı paylaşmıştım. Bu yazımda işe alımın İngilizcesine devam edeceğim.

Gerek kendi ana dilimizde gerekse İngilizce ya da konuştuğumuz diğer yabancı dillerce kendimizi iyi ifade ettiğimizi düşündüğümüz ve kullanırken kendimizi güvende hissettiğimiz bir kelime dağarcığı vardır. Kelime dağarcığımıza yeni kelimeler eklerken ilk aşamada çekiniriz, kendimizi güvensiz hissederiz. Zaman içerisinde İngilizce iletişim kurduğumuz kişilerin yeni İngilizce kelimelerle oluşturduğumuz ifadeleri anladıklarını gördüğümüzde hatta o kelimeleri yerinde kullandığımız taktirde bizi eskisine göre daha kolay ve daha doğru anladıklarını gözlemlediğimizde artık o yeni kelimeler bizim için yeni olmaktan çıkmıştır, dağarcığımızın bir parçası olmuşlardır. Bu yazım ile güvenli hissettiğiniz İngilizce kelime dağarcığınıza faydalı yeni kelimeler eklemenizi hedefliyorum. Ana dilin İngilizce olduğu ülkelerde insan kaynakları alanında sık kullanılırken Türkiye’de kullanımı az olan kelimeleri seçmeye özen gösterdim.

Sizlerle insan kaynakları işe alım İngilizcesinde kullanabileceğiniz 5 adet fiil paylaşacağım. 5 adet fiil de ne ki canım diye düşünebilirsiniz. Tek bir yeni kelimenin bile içselleştirilmesi oldukça zaman alır. Bu sebeple her bir kelimeyi detaylıca anlatıp, örnekler verip ve egzersizler paylaşıp o kelimeyi içselleştirmenizi amaçlıyorum. Kısa sürede insan kaynakları alanında birçok yeni İngilizce sözcüğü ezberleyebilirsiniz ancak o kelimeleri zaman içerisinde sözlü ve yazılı iletişiminizde kullanmazsanız, duymaz ya da görmezseniz yani o kelimelere maruz kalmazsanız, maalesef kısa sürede de unutabilirsiniz.

Yazılarımda İngilizce İnsan Kaynakları terimlerini A, B ve C olarak etiketliyorum. Etiketlemeyi neye göre yaptığımı serinin ilk yazısında görebilirsiniz. 

To leverage (C): Hali hazırda sahip olduğunuz bir şeyin gücünü daha iyi bir şeyi başarmak için kullanmaktır. Bu fiil aynı zamanda spesifik finans İngilizcesinde en basit ifadeyle borç alınan parayı yeni bir şirket almak ya da yatırım yapmak amacıyla kullanmak ya da parayı daha çok para kazanmak için kullanmaktır. Burada odaklanacağımız anlamı yukarıda bahsettiğim ilk anlamı. Peki, özellikle insan kaynakları işe alım İngilizcesinde bu fiili nerede kullanabiliriz?

Aslında bu fiili İnsan Kaynaklarının her alanında kullanabiliriz. Bu fiil içinde kurumsal bir vizyonu barındırır. Örneğin “to leverage” fiilini gelecekte yeni açılacak pozisyonlar için dışarıdan eleman almak yerine organizasyonunuzda hali hazırda çalışan elemanları yetiştirerek o pozisyonlara hazırlamak konusundaki stratejilerinizde kullanabilirsiniz. “Leveraging the power of existing employees solves many of the challenges identified by recruiters.” Bu cümleyi kuran kişi organizasyonların kendilerini daha iyi hale getirmek için mevcut çalışanlarının güçlerini kullanarak işe alım sürecindeki birçok sorunu çözebileceklerini iddia ediyor ve "to leverage" fiili cümleyi kuran kişinin İngilizce ifadesine güç veriyor ve derinlik kazandırıyor.

“To leverage” fiili “lever” yani kaldıraç sözünden geliyor. Biz normal koşullarda kaldıramayacağımız bir yükü kaldıraç sayesinde kolaylıkla kaldırabiliriz. Fiil insan kaynakları alanına uyarlandığında şirketin normalde ulaşamayacağı hedeflere mevcut kaynaklarının gücünü kullanarak ulaşabileceğini işaret ediyor. “To leverage employees’s knowledge”, “to leverage employees’ successes”, “to leverage employees’s strengths”, “to leverage employees’ loyalties” insan kaynakları İngilizcesinde kullanabileceğimiz bazı örnek ifadeler. “To leverage” yerine sıkça başvurduğumuz “to improve” fiilini kullanırsak ifademiz o gücü bir kaldıraç olarak kullanıp şirketi daha iyi hale getirme vizyonundan mahrum kalır. Şayet “to improve” fiilini kullanırsanız yukarıda bahettiğim vizyonu karşı tarafa aktarabilmek için yanına en az bir cümle daha eklemeniz gerekir.

“If you want to recruit, retain, and leverage the skills and talents of brilliant employees, you need to provide an inclusive workplace where people love to come to work.”

“Many firms around the world hire experts to enhance and leverage employee strengths. Such leverage helps the company to achieve a desired level of success.”

 

To entice (C): Bir kişiye onu memnun edecek bir şey teklif ederek bir şey yapmaya ikna etmektir. Bu fiili insan kaynakları İngilizcesi işe alım özelinde çok kalifiye olan adayları ikna etme çabalarınızla ilgili ifadelerinizde kullanabilirsiniz. Bu tip ifadelerde bilinirliği yüksek olduğu için “to attract” fiilinin kullanıldığına şahit oluruz. “To entice” fiili her ne kadar “to attract (cezbetmek, çekmek)” fiilinden anlam olarak uzak olmasa da eş anlamlı değillerdir. “To entice” fiilini “to attract” fiilinden farklı kılan şey kişiyi çok cazip bir şey teklif ederek ikna etmektir. “To attract” fiiline kıyasla “to entice” fiilinde ikna etmeye çalışan taraf daha isteklidir, adayı ikna etmek için taktiksel bir yaklaşım ortaya koyar, cazip teklifler sunar, adayın beklentilerine cevap verecek çözümler üretir. To entice fiilinin tatlı dille baştan çıkartmak, ayartmak, akıl çelmek gibi anlamları da vardır. Reklamcılık sektöründe de kullanılır. Öyle bir reklam izlersiniz ki adeta aklınız çelinir, işte o reklam “enticing” tir. Biz tabii ki insan kaynakları İngilizcesinde bu fiili pozitif anlamda kullanıyoruz. Demek istediğim şu ki adayı “to entice” etmek olmayacak şeyler vaat edip ikna etmek değil, aksine adaya reddedemeyeceği güzellikte bir yaklaşımla, olanaklarla, tekliflerle giderek ikna etmektir. 

“For their recruitment ad here, they take an obvious stab at a rival company. It’s controversial enough to entice applicants, yet witty enough to be considered tasteful.”

“Invest in your employer branding, create enticing job desciptions, and highlight why candidates should choose your small business over the large competitors.”

 

To narrow down (C): Daraltmak. Bu phrasal verb özellikle bir ilana başvuruda bulunan uzun aday listesinin daraltılmasını ifade ederken kullanabileceğiniz bir fiildir. Ana dilin İngilizce olduğu ülkelerde insan kaynakları işe alım sürecinde aday listesi ya da aday havuzunun daraltılması ifade edilmek istendiğinde en çok başvurulan fiildir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. “To narrow down” fiili İnsan Kaynakları İngilizcesindeki “to shortlist” fiilinin eş anlamlısı değildir. Genellikle “narrow down” uzun başvuru listesinin “screening” yapılabilecek şekilde daraltılması anlamında kullanılır yani “shortlist” hazırlama sürecinden öncedir ancak şu tip bir kullanımı da vardır; bir “shortlist” hazırladınız ve bu “shortlist”i de daraltmak istiyorsunuz o zaman insan kaynakları İngilizcesinde o “shortlist” i “narrow down” etmek istiyorsunuz.

“By the time you reach the interview stage, you will have narrowed down your applicant pool to a few impressive candidates.”

“When you bring your narrowed-down bunch of candidates in for interviews, you’ll definitely want to sit down with them and ask the standard questions, including soliciting specific examples from their previous work experience.” 

 

To weed out (C): Ayıklamak, istemediğiniz bir şeyi ya da bir kişiyi bulunduğu gruptan çıkarmak anlamındadır. Bu fiil İnsan Kaynakları İngilizcesinde uygun bulunmayan adayların ayıklanması anlamında en sık kullanılan fiildir. “To weed out unqualified candidates”, “To weed out weak resumes”, “To weed out bad resumes”, “To weed out a bad job candidate” örneklerine benzer kalıplarda kullanabilirsiniz. Bu fiili hatırlamak için şu şekilde resmedebilirsiniz. Weed out fiilinin çıkış noktası tarımdır. “Weed” isim olarak ot demektir. Tarımsal bir terim olarak “weed out” otları temizlemek, tırpan atmak anlamındadır. Bir tarlanız var ve bazı yabancı otlar tarlanıza yayılmış. Bu yapancı otları “weed out” ediyorsunuz yani otları tarlanızdan temizliyorsunuz. Bir iş ilanı verdiniz. Yüzlerce başvuru aldınız ve pozisyonun en temel gerekliliklerini karşılamayan özgeçmişleri “weed out” ediyorsunuz.

“Hiring managers and recruiters say there are telltale signs that help them weed out candidates at first glance.”

“One sneaky way to weed out the candidates who are just blasting out their cover letters is to add a special code or a hashtag to your application.”

 

To vet (C): “Vet” bir ad olarak çoğumuzun bildiği ya da tahmin ettiği üzere veteriner anlamındadır ve çıkış noktası budur. Bu bağlamda fiil olarak ise “to vet” bir hayvanı muayene etmek anlamındadır. “To vet” fiilinin diğer anlamı ise bir şey hakkında dikkatli ve ciddi bir inceleme yapmaktır. İnsan Kaynakları İngilizcesinde ise bir adayı etraflıca incelemek; özellikle gizlilik, sadakat ve güvenilirlik konularında adayın pozisyona uygunluğunu sorgulamaktır. Referans kontrolü ve geçmiş iş deneyimlerinin teyidinden daha derin bir inceleme söz konusudur. Örneğin, sabıka kaydı, kredi vb. borçluluk durumu, profesyonel lisans ve sertifikaların geçerliliğinin teyit edilmesi, sağlık geçmişi “to vet” sürecinden yani “vetting process” ten bazılarıdır. İnsan kaynakları için İngilizce serisinin ilk yazısında dilin bir ülkenin kültüründen doğduğundan ve dolayısıyla işle ilgili bir terimin de aynı şekilde o ülkenin iş kültüründen doğduğundan bahsetmiştim. “Vetting process” kontrollerinde kişisel bilgilerin gizliliği ile ilgili kanunlar devreye giriyor. Hem bu kanunlar hem de bu kontrollerin yapılış şekli ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Örneğin ana dilin İngilizce olduğu ülkelerde kurumlar adına bu tip kontrolleri yapan ajanslar var. Aynı ülke içerisinde kurumdan kuruma farklı uygulamalar olabiliyor. Bu konudaki yaklaşımım şu; İngilizce bir insan kaynakları teriminin uygulama anlamında Türkiye’de karşılığı olmayabilir ya da kısmi olarak karşılığı olabilir. Biz yine de o terimi şayet önemli bir terimse öğrenelim. Global bir organizasyonda çalışıyorsak ve yabancı bir çalışma arkadaşımız “vetting process” dediğinde ne demek istediğini anlayalım.

“The vetting process usually begins after the candidate has gone through the initial set of interviews.”

“For the vetting procedure, we have now established a procedure to scrutinize and meticulously vet our intelligence agencies' recruits.”

 

Şimdi bu yeni kelimeleri bir insan kaynakları İngilizcesi içerikli egzersizle pekiştirelim. Hangi sözcüğün hangi cümleye ait olduğunu bulmaya çalışalım.

to leverage, enticed, has narrowed down, weed out, vetting

1.      “The company …………… the candidates for the job to two.”

2.      “When …………… an employee, companies cannot request certain types of records under personal rights law.”

3.      “The challenge for every business is how …………… the maximum potential from these employees.”

4.      “Employers often wonder how they can …………… resume liars.”

5.      “This doesn't mean that they are easily …………… by new job offers, however.”

 

Cevaplar:

1.       has narrowed down

2.      vetting

3.      to leverage

4.      weed out

5.      enticed

 

Yeni kelimeleri içselleştirmenin en iyi yolu o kelimeleri ilk fırsatta gerçek hayatta kullanmaktır. İnsan kaynakları alanında çalışıyor ancak şu an için iş hayatınızda İngilizceyi kullanmıyorsanız bu terimlerle ilgili makaleler okuyarak, videolar izleyerek, kısa notlar alarak da içselleştirmeyi başarabilirsiniz.

 

Cem Oğraş

Fluent English for Professionals