İş İngilizcesi Bölüm 1 04 Aralık 2012

İŞ İNGİLİZCESİ

Bölüm 1

İş İngilizcesini Genel İngilizceden keskin bir şekilde ayrı tutmak doğru değildir. Genel İngilizce kaidelerine hakimseniz pekala iş İngilizcesine de hakim olabilirsiniz. İş ortamında kalıplamış Türkçe ifadeler olduğu gibi İngilizcede de kalıplaşmış ifadeler bulunur. Bu ifadeleri öğrenmeniz iş ortamında yazılı ve sözlü İngilizce iletişiminizi kolaylaştırır. Yazımın bu ilk bölümünde yaptığınız iş ve çalıştığınız şirketle ilgili sık kullanılan ifadelere yer verdim.

  • Çalıştığınız yeri I work for…  ifadesini kullanarak anlatabilirsiniz. Örnek: I work for ABC A.S.
  • Hangi alanda çalıştığınızı anlatırken I work on… ifadesini kullanabilirsiniz. Örnek: I work on car design.
  • Spesifik olarak sorumluluklarınızı anlatırken I am responsible for…ya da I am in charge of.. ifadesini kullanabilirsiniz.
  • Tam zamanlı bir işi a full-time job; yarı zamanlı bir işi a part-time job;  geçici ve belirlenmiş bir süre ya da bir periyodu olmayan bir iş için a permanent job; geçici ancak belirlenmiş bir süre ya da periyodu olan bir iş için a temporary job ifadesini kullanın.
  • Vardiyalı çalışmak work on shifts ifadesiyle anlatılır. Gündüz vardiyası day shift, gece vardiyası night shiftolarak ifade edilir.
  • Şirketinizde esnek çalışma saati uygulaması var ise there is a system of flexitime in my company ifadesini kullanabilirsiniz.
  • Birçok insanla iletişim içerisinde olduğunuz bir işiniz var ve bunu İngilizce ifade etmek istiyorsanız, I deal with a lot of different people in the company cümlesini kullanabilirsiniz.
  • Yöneticiyseniz ve size bağlı çalışan sayısını ifade etmek istiyorsanız work under ifadesini kullabilirsiniz. Örnek: 20 people work under me.
  • 9-6 bir işi a nine-to-six job olarak ifade edebilirsiniz.
  • İşinizle ilgili duygularınızı ya da fikirlerinizi paylaşırken şu ifadeleri kullanabilirsiniz:
  • İşinizi ilgi çekici buluyorsunuz ve sizde pozitif duygular uyandırıyor: satisfying, stimulating, fascinating, exiting 
  • İşinizi ilgi çekici bulmuyorsunuz: dull, boring, uninteresting, unstimulating 
  • İşinizin kendini tekrar ettiğini düşünüyorsunuz: repetitive, routine 
  • Zor bir işiniz var ve sizi yoruyor: tiring, tough, hard, demanding 
  • İşinizin doğasını anlatırken şu ifadeleri kullanabilirsiniz: My work involves human contact / long hours / team   work / solving problem / travelling a lot / dealing with customers

 

Cem Oğraş, Fluent English